Uyanma zamanı

Öcalan'a özgürlük eylemcilerinin görüşleri: Newaya Jin

  • 23 Aralık 2017

MANSET-TECRİTKürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’dan uzun süredir haber alınamaması Kürt halkında endişe ve öfkeyi arttırdı. Öcalan hakkında sosyal medya üzerinden devlet tarafından yayılan kimi provakasyon amaçlı söylentiler bu öfkenin meydanlara taşmasına, eyleme dönüşmesine neden oldu. Kürdistan, Avrupa ve dünyanın birçok merkezinde alanlara çıkan Kürdistanlılar ve dostları bir kez daha “Öcalan’ın savaş ve barış gerekçesi” olduğunu hatırlatarak Önderlerinin özgürlüğünü haykırdı, haykırmaya devam ediyor. Eylemlere öncülük eden Kürt ve enternasyonalist kadınlar ise, elde ettikleri hakları Öcalan’a borçlu olduklarını ifade ediyor.

“Öcalan’a Özgürlük” talebiyle 23 Ekim’de Strasbourg’da bulunan Avrupa Parlamentosu önünde “CPT İmralı’ya” çağrısıyla 63 kurum tarafından başlatılan oturma eyleminde de, İşkenceyi Önleme Komitesi’ne İmraliya  giderek Öcalan’ın sağlık durumunu yerinde incelemesi istendi. Eyleme öncülük eden kadınlar CPT ve Avrupa devletlerinin sessizliğini eleştirerek, Önderlerinden haber alıncaya kadar direnişe devam mesajı verdi:

O bütün insanlığın lideridir

LOLA GUEVARA3Lola GUEVARA / Uruguay:

Nisan 2015’ten beri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecrit insan hakları ihlali anlamına geliyor. İnsan hakları; her birey ve her ulus için geçerlidir. Bu açıdan Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecrit evrensel hakların ihlali anlamına gelmekte ve bütün ulusların, ülkelerin alakadar, müdahil olması gerekiyor. Alman, Fransız veya İtalyan olsak da hepimizin haklarının şuan Türkiye’de ihlal edildiğini bilmemiz gerekiyor.

Bir kadın olarak, bütün kadınların uyanması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Abdullah Öcalan öyle bir lider ki bütün kadınların özgürlüğü, kimliği için sesini yükseltti, özgür bir düşünce yarattı. Kadın kimliği bir ulusla ilgili olmayıp, ulusları aşan bir kimliktir.  Fransız veya Kürt olsak da kadın kimliğimizin bizi birleştirmesi gerekiyor. Bunun için bütün kadınların birleşmesi ve Öcalan’ı özgürleştirmesi gerekiyor.  Öcalan sadece Kürtlerin değil, bütün insanlığın lideridir, kadınların lideridir. Bir enternasyonalist olarak tabi ki Öcalan’ın özgürlüğünü istiyorum ve herkesin bu mücadeleye destek vermesini istiyorum.

Önder Apo’ya borçluyuz

Gülnaz YENGİN /Almanya:

GULNAZ YENGITecrit Önderlik şahsında bütün Kürt halkına, özgürlük arayışı olan herkese uygulanmakta. Kürt kadınını dünyaya tanıtan Önder Apo’nun ideolojisiydi. Küresel güçler bu gerçekliği bildikleri için, tecrit politikasını dayatıyorlar. Ama şunu bilmeleri gerekiyor ki, Önderliğimizin tecrit altında olması, onun halk ve kadınlar ile olan bağını kopartamaz. Kürt kadınları olarak elde ettiğimiz hakları ve özgürlüğü Önder Apo’ya borçluyuz. Kürt halkı Önderliği şahsında birleşiyor. Bugün Rojava, Rojhilat, Başûr ve Bakur Kürdistan birleşmiş, Kürtlerde ulusal bilinç gelişti. Bir parçaya dönük herhangi bir saldırı ve tehdit olunca, diğer parçalar seferber oluyor. Bunu Kobanê direnişi somutunda da gördük. İşte bundan dolayı Önderliğimizin bir posterinden bile korkuluyor. En son 4 Kasım’da Düsseldorf kentinde Alman devlet güçlerinin Önderliğimizin posterini bahane ederek halka pervasızca saldırmasının nedeni de budur. Öcalan denilince sular duruluyor, bundan dolayı korkuyorlar. Almanya devleti eylemlerde yeme içmemizi bile yasakladı. Böyle bir hukuk, adalet olabilir mi?

Kadınlar olarak kimliğimize ve Önderliğimize sahip çıkmalıyız. Evimizden, çocuklarımızdan başlamak üzere, etrafımızda kim varsa Önderliğimizin düşüncesini aşılamalıyız. Gelinen aşamada Kürt kadınları dünya kadın özgürlük mücadelesine ilham veriyor, öncülük ediyor. Bizler de bu bilinç ve farkındalık ile hareket etmeliyiz.

Gençler ayağa kalkmalı

Zilan AY/Almanya:

ZILAN AYBir genç kadın olarak ben de Önderliğimizden haber almak amacıyla Strasbourg’daki oturma eylemine katıldım. Önderliğimiz bize ‘bir kadının her şeyi yapabileceğini’ gösterdi, öğretti. Sakine Cansız, Şehit Zilan, Şehit Beritan Önderliğimizin felsefesi ile özgürleşmeyi başarmış kadın önderlerdir. Ve bu arkadaşlar bize kadın gücünün, iradesinin nasıl olması gerektiğini gösterdi. Bize özgürlüğün yolunu gösterdiler. Biz de onların ardılları olarak bu yolu devam ettirmeliyiz.

Genç kadınlara sesleniyorum; ayağa kalkmaları ve rolünü oynamaları gerekiyor. Kürt gençleri şimdiye kadar özgürlük mücadelesine öncülük ettiler. Genç kadınlar ve kadınlar mücadelenin, özgürlüğün garantörüdürler. Bundan sonra da bu rolümüzü oynamamız gerekiyor. Daha aktif ve dinamik bir ruhla ayağa kalkmalı, eylem ve etkinliklere katılmalı, mücadeleye öncülük etmeliyiz.

‘Mücadeleye devam’ 

Halime ARPA/Almanya:

HALIME ARPAÖnderliğimize dönük işkence ve yoğunlaştırılmış tecriti nefretle kınıyor, ilgili tüm kurumların derhal devreye girmelerini ve bu konuda bir açıklama yapmalarını bekliyoruz. Avrupa devletlerini de sessizliklerinden ötürü kınıyor, bu politikadan derhal vazgeçmeleri çağrısında bulunuyorum. Çünkü bu pozisyonları ile bu güçler de Erdoğan rejiminin faşizan politikalarına ortak olmuş oluyor.

Bu tecrit ve işkenceyi hiçbir biçimde kabul etmiyor ve son nefesimize kadar mücadeleye devam edeceğimizi belirtiyoruz. Eylemlerimiz, Önderliğimizden haber alınıncaya kadar devam edecektir. Halk olarak amacımıza ulaşıncaya dek burada kalacağımızı, eylemlerimizi farklı boyutlarda sürdüreceğimizi ifade etmek istiyorum. En son Düsseldorf eylemine yapılan saldırı ve sindirme politikaları ile Kürtleri mücadeleden uzaklaştırabileceklerini düşünüyorlar, ancak yanlış hesap yapıyorlar; zira Kürt halkı her zamankinden daha çok Önderliği ve mücadelesinin etrafında birlik olmuş durumda.

CPT’nin Kürt halkının bu taleplerini dikkate alması ve derhal Önderliğimiz ile bir görüşme sağlaması için, tüm halkımızı, Kürt kadınlarını Önderlikleri etrafında kenetlenmeye çağırıyorum. Yıllardır süren tecrit ve işkence kuşullarını bizler Kürt kadınları olarak hiçbir biçimde kabul etmedik, her eylem ve mücadele sahasında bunu en güçlü biçimde haykırmaya devam edeceğimizi belirtiyoruz. Eğer kadınlar olarak bu bilinç, güven ve mücadele azmini kazanmış isek, bu kuşkusuz ki Önderliğimizin yoğun çabaları sayesinde olmuştur.

O’nun düşünceleri 

bütün dünyaya mal oldu

Ayten Sünger/Almanya:

AYTEN SUNGERKöln Kadın Meclisi adına; Önderliğimiz ve bütün siyasi tutsaklara dayatılan tecritti şiddetle kınıyorum. Biz bugün (4 Kasım) Düsseldorf’a ‘tecritin insanlık suçu’ olduğunu haykırmaya geldik. Fakat gördük ki Almanya devletinin de Türkiye devletinden bir farkı yok. Önderliğimizin posterleri ve haykırdığımız sloganlara bile tahammül edemeyen bir zihniyet ile karşı karşıya kaldık. Bu faşizan zihniyeti nefretle kınıyor, kabul etmiyoruz.

Kadınlar olarak sürekli “Önderliğimizin özgürlüğü bizim özgürlüğümüzdür” dedik. Ne yaparlarsa yapsınlar, Önderliğimizin felsefesine, düşüncelerine asla kilit vuramazlar. Çünkü bu düşünceler bugün sadece Kürdistan ile sınırlı kalmayıp, Ortadoğu’ya, dünyaya mal olmuş durumda.

Haber alana dek…

Kürt kadınlarının yanı sıra, dünyada birçok kadın hareketi ve örgütü de Önderliğimizin özgürlükçü paradigması doğrultusunda mücadelelerini sürdürüyorlar. Kürt kadınları olarak hiçbir zaman egemen ve faşist zihniyete teslim olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Önderliğimiz ile fiziki olarak da buluşuncaya dek, mücadelemiz devam edecek. Halk olarak Kürdistan, Türkiye, Ortadoğu ve Avrupa’nın her yerinde bir aydır gece-gündüz demeden genciyle, kadınıyla, çocuğuyla sokaklardayız. Önderliğimizden haber alana kadar bu direnişimiz devam edecek, bu konuda kesin kararlıyız. Hiçbir düşünce, hiçbir faşist zihniyet bizi kendi mücadelemizden asla ve asla alıkoyamaz. Çünkü bizler Önderliğimizin ideolojisiyle, düşünceleriyle bağdaşmışız, bir bütünüz. Verilen mücadele sonucunda kazanacağımıza ve Önderliğimiz ile buluşacağımıza inanıyorum.

Tek amacımız Önderliğimizin özgürlüğüdür

Kadriye Ana/Almanya:

KADRIYE ANAÖnder Apo’ya dayatılan tecrit aynı zamanda tüm Kürt halkına uygulanmakta. Tecriti dayatan ve destekleyen güçlerde hak-hukuka dair, insanlığa dair bir düşünce olsaydı bu suçu reva görmezlerdi. Bütün dünyada insanlık bitmiş durumdadır. Tek amacımız Önderliğimizin özgürlüğüdür. Avrupa kamuoyunun da bu hukuksuzluğa karşı sessizliğini bozmasını, bu suça ortak olmamasını istiyoruz.

Kürt kadınları olarak da Önderliğimiz özgür olana kadar her zaman alanlarda olacağız. Çünkü Kürt kadınları özgürlük için ağır bedel vermiştir. Evini, eşini çocuğunu, kardeşini kaybetmiştir. Bundan sonra da kaybedeceği bir şeyi yoktur.

 

Destek ve katkılarından dolayı 

Medya Mêrdîn’e teşekkürlerimizi sunuyoruz.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterEmail this to someoneDigg thisShare on RedditShare on TumblrShare on LinkedInPrint this page