Şilan; Bir zamane dervişi

Rojda YILDIRIM

  • 11 Haziran 2018

MANSETOrtadoğu tarihinde ve felsefesinde “dünyaya karşı bir tavır olarak nitelendirilen tasavvufun mistik karşılığı olan “bir lokma bir hırka” anlayışı, dünya nimetlerine aldanmamak olarak yorumlanır. Maddi dünya gerçekliğine karşı bir çeşit nefs mücadelesi olan lokma ve hırka felsefesi kişinin kendini moral, manevi ve toplumsal değerlere adaması olarak da anlamlandırılır.

İnsan, yetiştiği egemen sistem ve geldiği geleneksel yapılar gereği iktidara meyilli, maddiyata karşı zaaflıdır. Bir lokma ve bir hırka anlayışı bu anlamda hırslara, bireyciliğe, bencilliğe karşı da bir duruşu ifade eder. Özünde benliğe karşı bir mücadele biçimidir. Güncel anlamıyla paylaşmayı, dayanışmayı, toplumsal olmayı da özünde taşır.

Oysa ki insan bu dünyaya bilgelerin de dediği gibi sadece “gömlek yıkamaya” veya “ekmek yemeye” gelmez. Nitekim insana kirlenen “gömleğini yıka”ması gerektiği söylenir; “nasıl olsa yine kirlenir” der. “Tekrar yıkarsın” denilince insan, “yine kirlenir” der. Tekrar; “yine yıkarsın” denilince ise insan, “biz bu dünyaya gömlek yıkamaya gelmedik.” diye karşılık verir.

Çağımızın devrimcileri

J960x1280-05905Bunun felsefedeki karşılığı ise “biz bu dünyaya ekmek yemeye değil, güzel sevmeye geldik” olur. Hayatın kendisini bir arayış ve hakikatin özüne ulaşmak olarak yorumlayan “hırka ve lokma” anlayışı örnekte de görüldüğü gibi hayatın anlamını sevmekte somutlaşır.

Bu dünyayla başı dertte olan, sistemle sorunlu olan, çelişkiler yaşayan ve bu haksız düzeni adalet ve hakkaniyet adına değiştirmek isteyenler, zamanın ruhunu doğru okuyan dervişlerdir. Yani zamane dervişleri…Yani çağımızın devrimcileri… Bu dünyayı daha sevilir kılmak için kendini adayanlardır onlar…

Günümüz insanlığı bir lokma ve bir hırkayla yaşayanların canlı tanığıdır. Kürt halkının yiğit kadınları ve oğulları birer sevgi arayışçısı olarak bu hayata daha fazla anlam gücü katmak için sadece hırkalarıyla ve lokmalarıyla yol aldılar. Sosyalist Şilan da bu zamane arayışçılardan biriydi. O evi sırtında ama bütün dünyayı kendi evi olarak gören devrimci bir kadındı.

Maraş’ın bir köyünden yola çıkmış, hayat yolculuğunu sisteme karşı mücadelede devam ettirmiş, son anına kadar da mücadeleye adanmışlık dışında farklı bir yaşam arayışı olmayan sade ve dürüst bir devrimciydi. Kendisine sorarsanız O sadece “gözlerimi açtığımda devrimcilerle tanıştım. Hayatım sadece devrimcilerle doluydu” derdi.

Aradığını bulmuştu

J1632x1224-04202“Aradığını bilmeyen bulduğunun farkında olmazmış” derler. Şilan heval çocuk gözlerini bu dünyaya açtığında ve dünya gerçekliklerini biraz fark ettiğinde artık ne aradığını bilen bir devrimciydi. Aradığını bulmuştu…

Uzun yıllar sol örgütlere, Denizlere, Mahirlere, İbrahimler’in geldiği geleneğe bağlı kalmıştı. Onlardan Marksizmi ve Leninizmi öğrenmişti. Sosyalizmin ABC’sini okumuştu. Felsefenin başlangıç ilkelerini, diyalektiği tartışmayı severdi. “Biz bunları yuttuk da geldik” derdi. Hiç unutmam; bu türden tartışmaların yapıldığı anlarda “ben Denizler’in, Mahirler’in öğrencisiyim” der ve bunu söylemekten gurur duyardı.

Kadın kurtuluş ideolojisi ve demokratik sosyalizm anlayışı O’nu Kürt Özgürlük Hareketi saflarına aktif olarak katılmaya itmişti. Araştırmış ve okumuştu. Her zaman meraklı bir devrimciydi. Yeni bir bilgiye rastladığında çocukça bir heyecanla ilk gördüğüyle paylaşır, tartışır, çelişkilerini netleştirene kadar o tartışmanın peşini bırakmazdı. İnatçıydı.

“Bir lokma ve bir hırka”

SILAN EYLEMRêber APO’nun savunmalarından öğrendiklerini sentezler, bağ kurar ve geçmiş tarihsel süreçlerin analizlerini yapardı. Tarihe oldukça meraklıydı. O gerçekten de iyi bir araştırmacı ve tartışmacıydı. Heyecanlı ve her zaman öğrenmeye istekli mütevazi bir Kürt kadınıydı.

Hani bilgeler “dünya dediğin nedir? Dünya eğer mal mülke boğulmuşsa insanı hakikatten uzak tutan şeydir” derler. Günümüz dünyası maddiyata bu kadar boğulmuşken belki de Sosyalist Şilan gibi binlerce devrimcinin duruşundadır hakikatin kendisi. Bu hakikat dünya malında gözü olmayan, yüreği engin, gönlü geniş devrimcilerindir.

Bir lokma ve bir hırka anlayışını insana giydirilmiş bir deli gömleği olarak yorumlayan aç gözlü kapitalist kültüre karşılık Şilan ve daha binlercesi bu “şatafatlı ve şaşaalı” dünya gerçekliği karşısında kendisi ve inandığı doğrularda ısrarın adı oldu.

Tarihsel öze dönüş çağrısı

WhatsApp Image 2018-04-26 at 17.06.10.jpegKapitalizme eklemlenen bireyci duruş ve temsil ettiği zihin yapısına karşı “ille de sosyalizm” diyecek kadar inatçı olanların duruşudur bu aynı zamanda.

Rêber APO’nun “sosyalizmde ısrar insan olmakta ısrardır” söylemi tüm insanlığa bir tarihsel öze dönüş çağrısıdır. Bu insan olarak kalmanın temel ölçüsüdür.

Dolayısıyla Sosyalist Şilan bu ön lakabı alırken öylesine değil, gerçek anlamda sosyalizme inandığı ve keskin bir şekilde savunduğu içindi.

Şilan güzel bir kadındı. Güler yüzlü ve hayat doluydu. ‘Dünyayı mı dostluğu mu versek hangisini tercih edersin’ diye sorulsaydı, Şilan tereddütsüz ‘dostluk ve arkadaşlık’ derdi.

O herkese iyi bir dost, iyi bir arkadaş, iyi bir yoldaş ve heval oldu… Hayata gözlerini yumduğu son ana kadar bu mücadeleyi ve onun değerleriyle yaşadı ve soludu…

Güle güle Sosyalist Şilan…

Binlerce çiçek sana…

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterEmail this to someoneDigg thisShare on RedditShare on TumblrShare on LinkedInPrint this page