Rojava Devrimi’nde toplumsal adaletin gelişimi

Bahar Ali

  • 18 Nisan 2017

GIRESIPI-VEKIRINA-NAVENDA-JINE-5Rojava’da özgürlük ve demokrasi umutlarının kaynağı haline gelen bir devrim sürecindeyiz. Toplumun her türlü egemenlik, şiddet ve baskıdan arındırılması, demokratik ve kadın özgürlükçü bir toplum ahlakının geliştirilmesinin uygulama alanı olan Rojava’daki kültür devriminin temel taşlarından birisi de adaletin devletçi kurum ve yöntemleri aşarak toplumsal nitelikte gelişiminin sağlanmasıdır. Sistemde hukuk devletli, iktidarcı yapılanmalarının vücut bulmasını sağlayan araç, pratiğe geçirilmesi adalet olarak yansıtılır. Oysa adalet, toplumsal yaşamın ahlak ölçüsüdür. Dolayısıyla, ‘adalet’i daha toplumsal tanım ve kuramlara kavuşturmak bütün sosyal bilim çalışmalarının öncelikli görevi olarak durmaktadır. Toplumsal adaletin tanım ve kuramlarının ötesinde, Rojava devrimi ile birlikte hızla bu alanı inşa etme görev ve sorumlulukları ile karşı karşıyayız. Mevcut durumda inşa sorunlarının kendisini en yoğun ve krizli bir şekilde hissettirdiği alan da bu olmaktadır.  Toplumsal adaleti kadın eksenli geliştirmek işin özü gereğidir. Cins mücadelesinin en fazla yoğunlaştığı alanlardan birisi olarak kadın kurumsallaşmasını ve bakış açısını toplumsal adaletin bel kemiği haline getirmek oldukça hayati bir sorundur. Büyük bir deneyimin açığa çıktığı, özgürlük tanımının en fazla adaletle buluştuğu bir zemin olarak Rojava devriminde önemli veriler açığa çıkmış bulunmaktadır.

Toplumun merkezileşmiş bir güce, devlet kurumları ve hukuk yapısına başvurmadan, kendi aklı ve vicdanıyla kendisi için doğru ile yanlış olanı ayırt etmesi toplumsallaşmanın temelidir. Toplumun kendi öz gücüne ve kimliğine kavuşmasında dev bir adımdır. Toplum içindeki bireylerin birbirlerini dinlemesi, anlaması ve birbirlerinin yanlışlarını düzeltip bir otorite gücünü açığa çıkarması; bunu bütün üyelerine kabul ettirip, uygulama yetisini kazanması o toplumun her türlü egemenliği aşma gücüne ulaştığının kanıtıdır. Rojava devriminin temel görevi de toplumsal ilişkileri ahlak, vicdan, adalet duygu ve bilinci ile uygulama gücünün kadın adaleti ve iradesiyle sağlanmasıdır.

 Rojava ve geriliklerle mücadele

MANSETKuzey Suriye alanında kadınlar aile içi şiddet, baskı, zorla evlendirilme, küçük yaşta evlendirilme, başlık parası, berdel, çok eşli evlilik başta olmak üzere geleneksel toplum ve şeriat uygulamalarından kaynaklı ciddi sorunlar yaşamaktadır. 2014 yılında Rojava’da yapılan yasal düzenlemeyle bu şiddet biçimlerinin tamamı yasaklanmış ve yaptırıma tabi tutulmuştur. Ancak başlık parası yasaklanmasına ragmen halen kadınlar üzerinde bir değer ölçüsü halinde uygulanmaktadır. Kimi zaman borç karşılığında kızın, kız kardeşin ikinci veya üçüncü eş olarak satıldığı vakalarla da karşılaşmaktayız. Kadına bir para karşılığında değer biçilerek ahlaki, vicdani, duygusal değerlerden yoksun oluşturulan bu aileler, kendisiyle birlikte toplumsal sorunlar silsilesine sebebiyet vermektedir. Evlilik yoluyla kadının özellikle Türkiye, Irak ve Avrupa’ya gönderilmesi de ciddi bir sorundur. Bu kadınlar birkaç ay sonra terk ediliyor ya da ailelerinin yanına dönmek zorunda kalıp yine başlık parası karşılığında evlendirilmeye zorlanıyor. Bazıları da Avrupa, Türkiye veya başka alanlara gidip ikinci ya da üçüncü evliliklerini yaparak, kadınları Rojava’da çocuklarıyla bırakıyor. Ciddi ekonomik ve toplumsal sorunlarla karşılaşan kadınların yaşadıkları sorunlara kendi aileleri tarafından, kimi zaman çocuklarından ayrılmaları dayatılarak, başka evliliklere zorlanmaları da ekleniyor. Böylesi olayların takibi ve adaletin uygulanması da oldukça zorlaşıyor. Rojava sınırları dışındaki suç faillerine yönelik yaptırım imkanı yok. Bunun için hukuki düzenlemelerin yapılması gerekiyor.

Ekonomik ve ailesel sorunlar ağırlaştıkça kadınların fuhuşa itilmesi, gayri ahlaki yollarla yaşamını sürdürmeye çalışması gibi sorunlar da artmakta. Sadece kanunlar veya asayiş yöntemleri ile söz konusu sorunların önünü almak mümkün değil. Bu sorunları çözecek, kadının alternatif yaşam zeminlerini oluşturacak politikaların hızla gelişmesi gerekmekte. Bu tür sorunlarla karşılaşan kadınların, sahiplenilmeyen çocukların kendi yaşamını idame edecek düzeye gelene kadar korunup kalabileceği yaşam alanlarına veya kurumlara ihtiyaç var. Belediyeler, Özgür Kadın Vakfı ve Mala Jin’ların çalışmalarının genişlemesi yine tüm kurumların ortak, bütünlüklü çalışması önemli.

Mala Jin’ların katkısı

QAM-1MIN-KONFERANSA-KONGIRA-SITAR-LI-EYALETA-QAMISLO-5İlk olarak 2011 yılında Qamişlo’da kurulan ve sonra Cizire Kantonu’nun çeşitli kentlerinde sayısı on beşi bulan Mala Jin’lar,  Kobani ve Afrin kantonlarında da çalışma yürütmekte. DAİŞ’ten özgürleştirilen alanlarda Mala Jin’ların açılmasına dönük talepler var. Minbiç’te Mala Jin açılmış; Şeddade, Til Barak, Hol’de açılması için çalışmalar başlatılmıştır. Yine Heseke’de iki merkezi olmasına rağmen talep nedeniyle yeni merkezlerin açılması gündemde. Arap kadınlarının ve toplumunun çok ağır olan sorunlarına hızla el atmak ve çözüm arayışlarını güçlendirmek oldukça hayati bir görev olarak önümüzde durmakta.

Malen Jin’ların oluşum süreci devrim süreci ile birlikte gelişmişti. 5 yılı aşkın bir süredir yürütülen çalışmaların geldiği aşama, toplumsal adalet zeminin gelişmesine katkı sundu. Yazılı olmayan, fakat ilkesel olarak kabul gören kimi kurallarla aile içi ve aileler veya bireyler arası sorunların çözümü için çalışmalar yürütüldü. Çok eşliliğe karşı ailenin demokratikleştirilmesi ve toplum içinde iknaya ve müzakereye açık tartışma zemininin oluşturulması ve çok eşliliğin ortadan kaldırılması hedeflendi.

Küçük yaşta evliliklerin önünün alınması, kadın ve erkeğin ortak yaşam gücünü gösterebilecek sağlıklı ve eşit-özgür yaşam zeminini yaratmak Mala Jin’ların başlıca hedefleri arasında. Mala Jin’ların temel mücadele ve çalışma alanları bu iki konudur.

Mala Jin davalara müdahildir

ROJAVA MALA JIN 1Komünler içindeki Sulh Komiteleri de toplumsal sorunların çözümünde başvurulan yerlerdir. Mala Jin’lar komünler ve komünlerdeki Sulh Komiteleri ile ortak çalışmayı esas alıyor. Ancak komünlerin güçlü örgütlenememesi, tarafların kendi akraba-aşiret üyeleriyle karşı karşıya gelme kaygısı Sulh Komiteleri’nin çözüm gücü olmasını engelliyor. Dolayısıyla davaların çoğu Mala Jin’lara havale ediliyor. Sulh Komiteleri’nin işlevli hale geldiği, çözüm cesaretini ve gücünü gösterdiği alanlarda Mala Jin’ların çalışmaları ivme kazanıyor ve daha nitelikli hale geliyor. Bu nedenle Mala Jin’ların rol ve misyonlarını yerine getirmesi Sulh Komiteleri’nin güçlü örgütlendirilmesine bağlı.

Mala Jin’lara yapılan başvuruların büyük çoğunluğu tarafları bir araya getirip yapılan tartışma seansları ve müzakere yöntemleriyle çözülmüş, geriye kalan %25-30 luk kısım Adalet Divanı ve bağlı Soruşturma Birimleri’ne sevk edilmiştir. Sevk edilen davalar, Adalet Divanı’nın karar vermesi gereken suç durumları veya resmiyete dökülmesi gereken boşanma davalarıdır. Mala Jin’lar, Adalet Divanı’na sevk edilen davalarda kanuni hükümlerin kadın lehine uygulanmasının takipçisidir ve gerektiğinde bu davalara müdahildir.

Geleneksel aile ile mücadele

Geleneksel ve bilinçsiz aile gerçekliği toplumsal gelişim önündeki en büyük set konumunda. Kadın iradesinin ve yaşam gücünün en fazla kırıldığı, küçültüldüğü ve erkek egemen zihniyetin kadını en fazla mülkleştirdiği alan olarak aile, mevcut durumda en büyük kriz durumundadır. Bu kriz bütün yoğunluğuyla Mala Jin’lara yansıyor. Bu açıdan uzun vadeli, planlı, bilinçli çözüm yöntemlerinin geliştirilmesi hayati önemde. Ancak şimdiye kadar Mala Jin çalışmalarının amatörce ve el yordamı ile yürütüldüğü söylenebilir. Yılların ortaya çıkardığı tecrübe ve çözüm deneyimleri Mala Jin çalışmalarında bir yetkinlik ve çözüm gücü açığa çıkarmakla birlikte geliştirilen çözümler halen radikal ve köklü değildir. Daha çok ahlaki çöküntü ve çözülüşün önünü almak biçimindedir. Çoğu zaman geleneksel ölçüler çerçevesinde çözümler daha fazla öne çıkıyor. Özellikle başta erkeği ve kadını bilinçli bir değişim ve dönüşüme uğratacak; yeni nesil içerisinde doğru, bilinçli ve demokratik aile oluşumunu yaratabilecek programlar veya politikalar geliştirilmiş değil.

ROJAVA MALA JIN 4Mala Jin çalışmalarında hala akademik bir eğitim zeminin oluşmaması ciddi bir yetersizliktir. Bu çalışmayı büyük emek ve fedakarlıkla yürüten kadınların büyük bir bölümü çalışmayla ilgili herhangi bir eğitim almış değildir. Mala Jin’ların kendi içerisinde haftalık eğitimleri var ancak toplumsal değişim ve dönüşüme dönük programlar çerçevesinde planlı bir eğitim mekanizması henüz yaratılamadı.

Toplumsal adaletin paradigma eksenli geliştirilmesinde merkezi rolü olan Mala Jin’ların yeniden yapılandırılması önemli. Adalet Divanı ve Soruşturma Birimleri’nin kendilerini adalet sisteminin merkezine oturtmasının, diğer toplumsal etkenleri görmezden gelmesinin, küçülterek etkisizleşrtirilmesinin erkek egemen zihniyetle bağı var ve bununla mücadele etmek gerekiyor. Özellikle Adalet Divanı ve ilgili kurumlarda görev üstlenmiş olan kadınların, sorunlara kadın kurtuluş ideolojisi ilkeleri ekseninde çözüm araması, kadınla ilgili yasal düzenlemelerin uygulanması, takip edilmesinde öncülük ve denetleyicilik rolünü üstlenmesi önemli.

Daha fazla işlevli olmalı

Son altı aylık süreç içinde adalet sistemi içerisinde yer alan Mala Jin, Sulh Komiteleri ve Adalet Divanı kurumlarının bir araya gelmesiyle Kadın Adalet Meclisi oluşumuna gidildi. Henüz üç kantonun bir araya gelme şartları olmadığından her kanton kendi içerisinde bu sistemi oluşturmaya çalışıyor ve bu nedenle her üç kantondaki uygulama ve sistemde farklılıklar var. Kadın Adalet Meclisi henüz tüm kantonlarda sağlam bir işleyiş ve mekanizmaya kavuşamadı. Bünyesindeki her üç kurumun üyelerinin bakış açılarının ve çalışmalarının kurum merkezli halinden sıyrılıp bütünlüklü hale getirilmesine ihtiyaç var.

Kadın Adalet Meclisi’nin bütün adalet çalışmalarını bünyesinde toplaması ve etkin bir otorite haline gelmesi, her üç kantonda işlevli ve karar gücü haline gelmesi oldukça önemli bir görevdir. Kadın Adalet Meclisi bir hukuk kurumu veya bir üst mahkeme olarak ele alınamaz. Esas olarak kadın adalet anlayışının ortaklaştırılmasında ve pratikleşme sorunlarının aşılmasında bağlayıcıdır. Müzakereye dayalı kültürü kadın eksenli geliştirecek bir yapılanmadır. Kadın Adalet Meclisi kadınla ilgili bütün sorun ve davalarda özgürlükçü çözüm yöntemlerinin, kadın bakış ve adalet perspektifinin ortaya çıkarılmasında önemli bir role sahiptir. Toplumsal sorunların güçlü tahlili, bilinçlendirme ve mücadele yöntemleriyle toplumsal gelişim ve dönüşümün sağlanması için kadının en örgütlü olduğu zemindir. Toplumsal adaletin hukuksal zemin ve suç-ceza ikileminden çıkarılarak eğitim, bilinçlendirme, önleyici tedbirlerle geliştirilmesinin en üst karar gücüdür. Sonuç olarak Kadın Adalet Meclisi mevcut yetersizliklerine ragmen toplumsal değişim-dönüşümde ve adalet ölçüleriyle özgürlük ölçüleri arasındaki mesafenin kapanmasında etkili bir rol oynayacaktır.

 

 

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterEmail this to someoneDigg thisShare on RedditShare on TumblrShare on LinkedInPrint this page