‘Reiz’in Türkiyesi’nden halkların baharına

Filiz KOÇALİ

  • 8 Haziran 2018

MANSETBizlerin Türkiye toplumuna ve Ortadoğu halklarına önerdiğimiz ve yaşama geçmesi için bugünden ince ince örmeye çalıştığımız ne varsa, AKP bunların tam tersini savunan ve icra eden bir parti. Bugün artık partiden de öte, sistemin her yerine, her kurumuna ve ne yazık ki toplumun bir bölümüne de nüfuz etmiş bir yapı.

Biz burjuva demokrasisinin önerdiği ‘eşitliği’ aşan, radikal bir demokrasiden söz ediyoruz. Bu, kadınların özgürlük mücadelesinin önünü açan, doğanın haklarını savunan, bütün kimliklerin, inançların eşit ve özgür olduğu bir demokrasi modeli.

Biz, yine burjuva demokrasisinin parlamentoda temsiliyetle cisimleşen ‘temsili demokrasi’yi aşan demokratik siyaset modelinden söz ediyoruz. Her toplumsal grubun kendini ifade etme ve örgütleme özgürlüğünün bulunduğu, her toplumsal grubun ve her bireyin irade olup kararlara katılacağı toplumsal örgütlenme modellerini hayata geçirmeye çalışıyoruz. Yaşamın her alanını, herkesi ve her toplumsal grubu kapsayacak ve hiçbir bireyi, hiçbir grubu dışarda bırakmayacak bir biçimde inşa ediyoruz.

Tek ‘adam’ sistemi

Kendisini bir ‘reis’le tanımlayan AKP ise, burjuva demokrasisinin savunduğu ‘eşitlik’ten bile çok uzak. Partide, Meclis’te, yargıda, medyada ve tüm toplumda tek bir ‘adam’ın karar verdiği bir sistemi hayata geçirmeye çalışıyor.

Biz, bütün halkların, inançların eşit, özgür ve bir arada yaşayabileceği ‘demokratik ulus’tan söz ediyoruz, o ‘tek millet, tek devlet, tek dil’den söz ediyor. Söylemeye dili varmıyor ama esasında onların dünyasında ‘tek din, tek mezhep’ ve tek ‘cins’ var.

Biz bölgesel barışı savunuyoruz, onlar bölgede emperyal bir güç olmak için savaş ve işgale yelteniyor. Biz, halkın refahı için kamu kaynaklarının adil bölüşümünü savunuyoruz, onlar kamu kaynaklarını yağmalıyor.

Kısacası AKP ile aramızdaki büyük fark ve çelişki sadece bugünkü faşizan uygulamalardan kaynaklanmıyor. Önerdiğimiz ve hayata geçirdiğimiz sistemler arasında uzlaşma şansı yok.

O yüzden sistem mücadelesi sadece bugünün değil, yarının da mücadelesi ve AKP yerine başka bir parti de olsa yine yürüteceğimiz bir mücadele. Çünkü, bütün sistem partileri temel konularda neredeyse AKP ile aynı eksendeler.

Yaşam biçimleri tehlike altında 

kadinlar ve AKPAma bugünkü AKP rejiminin dünden en önemli farkı , kuvvetler ayrılığını tamamen ortadan kaldırması. Yasama, yürütme ve yargı ve 4. kuvvet denilen medya artık ‘tek’ elde toplandı. Burjuva demokrasisinin temelini oluşturan, temsili demokrasinin en önemli ayağı parlamento artık parlamento olmaktan çıktı ve sadece içinde AKP-MHP milletvekillerinin el kaldırdığı bir binaya dönüştü.

Öte yandan AKP’nin sistemini örerken uyguladığı her şey, her kesimin yaşamını derinden etkiliyor. ‘Dindar ve kindar’ bir nesil yetiştirmek için eğitim sistemini perişan etmesi, üniversitelerin içini boşaltması, KHK’lerle kamu çalışanlarının işsiz kalması, baskı, şiddet ve işkencenin sistematik hale gelmesi, OHAL’in uzaması, grevlerin yasaklanması, siyasi gerilimin yanı sıra savaşın ve rant paylaşımının ekonomiyi sert bir biçimde etkilemesi, yaşam biçimlerinin tehlike altında olması, pek çok kesimi, hatta AKP’ye oy vermiş geniş yığınları da etkiliyor.

AKP dünyası, Türk, Sunni erkeklerin dünyası

AKP dünyası, Türk, Sunni ve yetişkin erkeklerin dünyası. Kız çocuklarıyla evlenmenin serbest olduğu, kız ve oğlan çocukların istismar edilebildiği, kadınlara şiddetin ve her türlü baskı ve kısıtlamanın meşru olduğu bir dünya…

2016 yılında evlenen her yüz kişiden 18’i çocuktu. Son on yılda 482 bin kız çocuğu evlendirildi. Yine 2016 yılında çocuğun cinsel istismarı suçundan 15 bin 51 dava açıldı.

Resmi rakamlara göre toplam 2800 çocuk cezaevinde ve çocuk işçi sayısı 780 bin.

Hitler’in izinde Erdoğan

Kürtler neden hedefte?

25 KASIM 2017-27Kürtlerin kazanımları söz konusu olduğunda ise, en kirli, en faşist, en alçakça yöntemler devreye giriyor. Kentlerin yerle bir edilmesi, bombalanması, halkın toprağını terk etmek zorunda kalması, seçilmiş belediyeleri, siyasal alanı yok etmeye çalışmasının yanı sıra, durumu komşu ülkelerin topraklarını işgal etmeye kadar götürdüler.

Efrîn’e yönelik işgal gündemimizdeyken, Güney’deki kirli anlaşma ortaya çıktı. Irak yönetimi, Barzaniler ve TC’nin ‘kontrol noktası’ adı altında Güney’de de Kürtlerin yaşadığı toprakları işgal hazırlıkları yapılıyor.

Bir zamanlar ‘Başkanlık sistemi tarihte de vardı, Hitler de uyguladı’ diyerek ne tür bir başkanlık sistemi istediğini açıkça söyleyen Erdoğan, tam da Hitler’in izinde yürüyor. İçerde baskı, zor, şiddet ve itaat. Dışarda işgal ve yayılmacılık. Bir sistem zora neden başvurur? Zor kullanmazsa yıkılacağını bildiği için elbette.

Türkiye’de en örgütlü kesim Kürtler ve Kürtlerle ittifak içinde olan siyasi ve toplumsal yapılar olduğu için, en büyük saldırı onlara yapılıyor.

Faşist rejimler direniş ile yok edilir

srnk-12-11-2015-sirnak-silvan-saldiri-protesto-yuruyus4Faşist bir rejim, gücünü zordan aldığı için de seçimle yıkılmaz. Çünkü kaybedeceği seçimden zor kullanarak kazanarak çıkar. Faşist rejimler en geniş cephelerle direnerek yok edilir. Bu tespit, erken seçimin tartışıldığı bugünlerde, seçimi önemsiz görmemiz anlamına gelmez. Tam aksine, bize yeni ittifakların önünü açma zemini yarattığı için faşizme karşı en geniş cephenin olanaklarını yaratır.

AKP’nin Ergenekonla kurduğu ittifak ise, her iki taraf açısından da güvenilir değil. Birbirini yok etmek isteyen iki canavarın geçici ittifakıdır ve ABD’nin Suriye’yi bombalamasında çatırdamaya başlamıştır. Suriye’de kapışan küresel güçlerin çelişkileri derinleştikçe, AKP ile Ergenekon arasındaki çelişki de derinleşecektir.

AB’nin son Türkiye raporunda Türkiye yerden yere vuruldu. Rusya ile ilişkiler, füze, nükleer santral, İdlib rüşvetleriyle sürdürülüyor. ABD, bir NATO üyesini Rusya’ya kaptırmamak ve İran’ı dengelemek için ilişkileri idare etmeye çalışıyor. Ekonomi dibe vurmak üzere. Geçim sıkıntısından insanlar kendisini yakmaya başladı. Kamuoyu araştırmalarına göre, kısa yaşamlarında AKP’den başka iktidarla tanışmamış gençler, AKP’ye en uzak kesimleri oluşturuyor. Büyük şehirler ve mütedeyyin Kürtler de AKP’den uzaklaştı.

İçerde de, dışarda da AKP’nin işi zor. Bizim ise önümüzde zor ama sonu güzel bir bahar yolculuğu var. Reiz’in Türkiyesi’nden halkların baharına varacağız.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterEmail this to someoneDigg thisShare on RedditShare on TumblrShare on LinkedInPrint this page