Êzîdî kadınlar ve beyaz’ın direnişi

Zerya GÜL

  • 18 Ağustos 2017

Bilgelik sınırlarında seyreden kadınla özdeş güzellik toplumsallığın kaynağıdır. Kadın bilgeliği, yaşamı ören, örgütleyen, düzenleyen, anlam katan özne olmakla ilgilidir. Anlamlı, duygulu, özgürlük tutkulu kadın dünyası, tüm özgürlüklerin, iyiliklerin ve güzelliklerin özüdür. TemIRAQ-CONFLICT-RELIGION-YAZIDIelinde emek yatar. Duyguyla, düşünceyle örülü toplumsal emektir bu. Kendinden veren, kendine dönen, kadını, erkeğiyle toplumu şekillendiren, güçlendiren, varlık ve bilinç kazandıran, özgür kılan bir öze sahiptir. Toplumsallığın direngen özünü oluşturan, kadın eksenli oluşan bu bilgelik gerçeğidir. Toplumsallığın kök hücresidir.

Güzelliğin kadınla özdeşleşmesi, kadının toplumsallıkla özdeş olmasından kaynaklıdır. Kadına, toplumsallığa dönük bütün saldırılar özünde, tüm güzellikleri yok etmeye dönük saldırılardır. Güzelliğin özünü oluşturan paylaşımcılık, bütünlük, doğallık, sadelik, kurnazlık, egemenlik ve komploculukla bozulmaya, tahrip edilmeye, yok edilmeye, parçalanmaya ve yabancılaştırılmaya çalışılmıştır. Hep kaynağı yok edilmek istenmiştir. Güzelliğin akıl ve duygu yüklü zekası ne kadar kadın kaynaklı, yapıcı ve üreticiyse; analitik zeka sınırlarına takılı kalan egemen erkek aklı, devletli akıl da o kadar çirkinliğin, kendi doğasından çıkarmanın, yıkıcılığın ve tüketiciliğin kaynağıdır. Güzellik; yaşamın, yaşatmanın, gülüşün, enerjinin, akışkanlığın, sevginin kaynağı, çirkinlik; ölümün, öldürmenin, donukluğun, enerjiyi dondurmanın, kinin, nefretin kaynağıdır.

Êzîdî kadınların beyaz direnişi

Güzellik; saflığı, sadeliği, beyazı, aydınlığı, bozulmamışlığı, kendi olmayı, çirkinlik; kirliliği, yabancılaşmayı, karayı, karanlığı, her türEZIDI KADINLAR değere tecavüzü, bozmayı, kendi olmaktan çıkmayı anlatır. Bunun en bariz örneğini yakın tarihimizde Şengal katliamı ve DAİŞ gerçeğinde gördük, yaşadık. Êzîdî kadınları ve Êzîdî kadınlarının bilgeliği, güzelliği, aydınlığı, sadeliği, yaşam kaynağı toplumsallığının sembolü beyaz giysileri, DAİŞ’in tüm erkek egemen tarihini sembolize eden kirine, karasına, taciz ve tecavüzüne bulanmak istendi. Aydınlığın, özgürlüğün, barışın, huzurun, bilgeliğin beyazla, kadınla özdeşliği ne kadar net ise; karanlığın, köleliğin, egemenliğin, savaşın, cahilliğin, köhnemişliğin karayla, erkekle özdeşliği de bir o kadar nettir. Êzîdî kadınlarının beyaz giysisindeki anlam kadar, DAİŞ’in siyah bayrağı seçmesindeki anlam tesadüfi değildir. Özünde ideolojik, toplumsal bir içeriğe sahiptir. Şengal’de Êzîdî halkının, kadınlarının 74. Fermana karşı mücadelesi böyle ideolojik ve tarihsel bir öze sahiptir. Egemenlik ve köleleştirmeye karşı, karanlığa boğmaya karşı bir savaştır. Kendini, özünü korumanın meşru savunmasıdır.

Erkekliğin operasyonları

KARA CARSAF-OFKEDAİŞ’in karanlık yüzü, arkasına aldığı tarihle ilgilidir. Devletli uygarlık tarihinin, devlet aklının, kadına karşı sürdürülen tüm tecavüz operasyonlarının devamı ve toplamıdır. Tüm dünyaya, insanlığa mesaj veren operasyonlardır. Toprağına, inancına, toplumsallığına saldırı, ahlaki değerler adına hiçbir şeyinin güvencede olmadığının, ele geçirilmek için her tür ahlaksızlığın, vicdansızlığın, saldırganlığın her biçiminin deneneceğinin göstergesidir. Bütün güzelliklerin kaynağını yok etme saldırısıdır. DAİŞ’in ele geçirdiği bütün alanlarda tüm kadınlara kara çarşaf giydirmesi boşuna değildir. Kadında saklı olan toplumsallığın bilgisi, bilgeliği Êzîdî kadınında en büyük saldırı ve yok etme, ele geçirme gerekçesi iken, burada derinleşen saldırıyı tüm Ortadoğu kadınına yayarak sonuç almak, kadın şahsında halkları, tarihleri değerleri ele geçirilmek istenmektedir.

Kara çarşafların atılması

Êzîdî kadını toplumsallığın kök hücresi, anatanrıça kültürünün gizlerini saklamaktadır. Ana kültürü etrafında şekillenen toplumsallığın gücüne, direngenliğine işaret eder. Bilgelik sembolü beyaz elbisesi, toplumsal bilginin gizini, aydınlığını, güzelliklerin kaynağını anlatır. Bilgelik ve toplumsallık sembolü bu giysi, aynı zamandROJAVA - ATILAN CARSAF 2a inanç giysisine ve inanç yerlerinin rengine damgasını vurmuştur. DAİŞ’in kara bayrağı da, tüm egemenlik ideolojileri adına kadını kara çarşafa ve karanlıklara boğmak isteyen, bilgeliği kadından çalarak toplumdan uzaklaştırmak isteyen egemenlik göstergesidir. Başta Şengal’de Êzîdî kadınların direnişi olmak üzere, Rojava’da gerçekleşen direniş ve devrim erkek egemen sistemin gizli-açık, ideolojik-askeri tüm saldırılarını boşa çıkarmaya dönüktür. Rojava ve Suriye’de DAİŞ’in ele geçirdiği alanlar özgürleştirilirken, özgürlüğüne kavuşan kadınların öncelikle yüzündeki peçeyi kaldırması, kara çarşafı çıkarıp atması, yakması boyun eğmeyeceğinin eylemi, duruşudur. Tarihin tekerrür etmesine ‘dur’ demenin iradesini geliştirme istemidir.

Bilgelik kaynağına dönüş

Tarihi karartma ve kadını karanlıkta bırakma savaşına karşı geliştirilen meşru savunma direniş güçleri YJŞ ve YPJ’nin yanında, demokratik özerk yönetim alanlarında kadınların hızla inşa çalışmalarına girişmesi toplumsallığın ve güzelliklerin kaynağını korumaya dönüktür. Êzîdî, Müslüman, Hristiyan, Kürt, Arap, Asuri-Süryani, Türkmen tüm kadınların kadın akademilerini kurması, kadın komün ve meclislerini oluşturması, ekonomiden sağlığa, eğitimden kültüre özgün örgütlenmelerini oluşturma çalışmaları, toplumsallıklarını koruma, geliştirme, aydınlık ve güzelliklerin kaynağı bilgeliklerini açığa çıkarma, örgütleme ve kalıcı kılma çabasıdır. Tarihsel köklerine, bilgelik kaynaklarına, özgürlüklerine saldırı anlamına gelen bu saldırıya, özbilincini, öz örgütlülüğünü ve sistemini kurarak karşılık veriyorlar. Bilgeliğin sembolü beyaz giysilerinin kirletilemeyeceğini, beyinleri, bedenleri ve yürekleriyle karanlıkta bırakmak isteyenlerin karanlıklara gömüleceklerini gösteriyorlar. Bilgelik, aydınlık, güzellik ve beyaz kazanacak, barış ve özgürlük kazanacak diyorlar.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterEmail this to someoneDigg thisShare on RedditShare on TumblrShare on LinkedInPrint this page