Bilge kadınların izinde bir bilim inşası 

ZozanSİMA

  • 16 Mart 2018

Kuzey Suriye alanında gelişen demokratik uygarlık paradigması devletli uygarlığın saldırısı altında direniş halinde. Bir yandan savaş devam ederken entelektüel çalışmalar yürütmek, tartışmak elbette oldukça zor. Ancak biz bilimi en gelişkin anlam yorumu olarak MANSETtanımladığımız için anlamın güçlendiği yerde, jineolojinin daha büyük çıkışları geliştireceği kanaatindeyiz.

Jineoloji akademisi olarak ilk merkezimizi açtığımız Efrîn’i bir kadın şehri olarak anlamlandırmıştık. Burada yürüttüğümüz sosyolojik-tarihsel araştırmalar da bu konuda çok önemli veriler sunmuş bu bizleri çok heyecanlandırmıştı. Efrîn’li kadınlar Kürdistan’ın birçok bölgesine göre yaşamda belirleyici bir rolün sahibiydi. İştar kültürünün izleri ve arkeolojik kalıntıları da bu kültürün hala kendisini sürdürdüğüne işaret ediyordu. İsmi ‘sterk’ olan köy, kadınların kendine ait dilinin olduğu Rutê köyüne, kadim kültür taşıyıcısı Alevi ve Êzidî toplumlarının geleneklerine kadar her yerde bunun kalıntılarını bulmak mümkündü.

Efrîn; tanrıçalar şehri

Ortadoğu’da birçok şehrin isminin kökeni ve etimolojisi incelendiğinde bu şehirlerin bir kadın tanrıçaya adandığı görülür. Efrîn’in de böyle bir şehir olduğu kanaatindeyiz. Tanrıçalık anlam üreterek etkin olan kadını simgeler. Bu ekonomik, siyasi, toplumsal, sanatsal alanda olduğu gibi cesaret ve kahramanlıkla da gerçekleşebilir. Bu açıdan bizler bu topraklarda tanrıçalığın yeniden güncellendiğine tanık oluyoruz. Avesta Xabûr, Barin Kobanê ile Efrîn, artık iki tanrıça ile anılan bir kent. Tıpkı; Kobanê’nin Arin Mirkan ve Revana ile, Dersim’in Zilan ile anılması gibi. Bize düşen bu anlamı dile, ifadeye, bilime konu edebilmede.

Jineoloji böyle bir anlamın bilimi olmayı hedefliyor. Anlamdan, ahlaktan ve yaşamdan kopuk bilimin yol açtığı yaraları iyileştirmek, onun panzehiri olan bir bilimi geliştirmek istiyoruz.

1. Kuzey Suriye Jineoloji Konferansı

Kadın devriminin ve kadın özgürlük ideolojilerinin dayanacağı sosyal bilim olarak jineoloji,  Kuzey Suriye’de giderek daha fazla kurumsallaşmakta. Kürdistan kadın özgürlük hareketinin otuz yıllık deneyiminin kendini en fazla görünür kıldığı toplumsal alan Kuzey Suriye oldu. Dolayısıyla jineolojinin de buradaki pratiği evrensel karaktere sahip olacak. 12-13 Ocak tarihinde gerçekleşen konferansımızda jineolojinin bu konuda oynaması gereken rolü daha net görmüş olduk. Jineoloji konferansı akademi modelimizi ve Kuzey Suriye federasyonunda jineolojinin rolünü tanımlamada önemli tartışmalar ve kararlaşmalar ortaya çıkardı.

Rojava devrimi kadın devrimi olarak tanımlandı ancak biz kadın devriminin birçok tehlike ile karşı karşıya olduğunun farkındayız. Avantajlarımızı ve imkanlarımızı kalıcı kurumlaşmalara, süreklileşen bir zihniyet devrimine dönüştürmezsek dünyadaki diğer devrimlerin makus talihinin başımıza geleceğinin bilincindeyiz. Geleneksel ataerkil kurumlar, bölgedeki statükocu güçler ve emperyalist hesapların birçok konuda çelişkileri olsa da kadın özgürlüğü konusundaki tutumları ortaktır. Avrupa merkezli modernite ile geleneksel erkek egemenliğinin kadın yaklaşımı aynı kaynaktan beslenir. Sürekli birbirini güçlendiren ve tahrik ederek kadını bir cenderede tutan bu iki anlayışın yarattığı çıkmazı aşacak bilinç ve çözümler üretmek güncel planda önemli bir gündem. Köklerden koparıp kimliksizleştirerek, bireyciliğin sınır tanımaz yıkıcılığında tarihsel-toplumsal dayanakları yok eden kapitalist moderniteyi kadın özgürlüğü karşısındaki tehlike olarak çözümlemek durumundayız. Kapitalizmin yarattığı yıkımları kendini meşrulaştırma aracı olarak kullanıp en karanlık kölelik biçimlerini dayatan geleneksel ataerkil zihniyet de başka bir cepheden kadın özgürlüğüne saldırı halindedir. Jineoloji ile kadın devrimini bu saldırılara karşı savunacak zihinsel, entelektüel birikim açığa çıkarılmaya çalışılıyor.

Jineolojinin sosyolojik perspektifi

ÇokKONFERANSA JINEOLOJI 3 sayıda kadın kurumunun ve çalışmasının dayanacağı sosyolojik perspektifi jineolojinin sağlaması beklentisi jineoloji konferansında dile geldi. Kuzey Suriye’de bu rolü oynamayı hedefleyen çalışmaların ilk adımlarını birçok akademide yoğun biçimde verilen jineoloji eğitimleri ile attık. Böylece Kuzey Suriye genelinde jineolojiyi tanıtmış olduk. Bu dersleri verdiğimizde gelen görüş ve önerilerle gördük ki jineolojiye çok fazla anlam yükleniyor. Neredeyse kadına dair her konuda yanlış giden, eksik olan yada yapılması gereken ne varsa bunu jineolojinin yapması gerektiği düşünülüyor. Toplumsal sorunların kilit noktası kadın-erkek ilişkisindeki sorunsallıkta kilitlendiği için bu alanın bilimsel temelde çözümlemesinin yapılmasına hem kadınlar hem de erkekler ihtiyaç duyuyorlar. Bizler eğitimlerde kadınların kendilerini tanıma, kapitalist ve geleneksel ataerkil dayatmalara karşı özgür kadın kimliğini nasıl inşa edeceklerini tartışıyoruz. Bu topraklardaki demokratik uygarlık potansiyelini ve bunun temelinin de kadın eksenli bir yaşam olduğunu göstermek istedik. Arayış ortaya çıkarmayı, her kadının kendisini siyasetten, ekonomiye, kültür sanattan askeri alana kadar her alanda yetkinleştirmesini sağlayacak bir alt yapı oluşturmak istedik. Bu açıdan  eğitimler çalışmamızın amacını ve toplumun taleplerini anlamamızı sağladı.

Üç araştırma merkezi açıldı

İkinci bir adım olarak; Rojava genelinde yürüttüğümüz sosyolojik araştırma ile yüzlerce kadınla görüşmeler yaparak kendimize bir yol haritası belirledik.  Eğitimlerle ve yürüttüğümüz sosyolojik araştırma üzerinden açığa çıkan zeminle son bir yılda ilki Efrîn’de, ikincisi Cizre Kantonunda ve üçüncüsü de Minbiç’te olmak üzere üç araştırma merkezi açtık. Bu merkezler kadın açısından tarihsel ve güncel sosyolojik araştırmalar yapacak, kadın özgürlüğü ve toplumsal cinsiyet konularındaki eğitimlere materyaller ve eğitimciler hazırlayacak bir perspektifle örgütlendi. Çeşitli konularda atölyeler düzenleyerek kadınların araştırma yapacağı, bunun sonuçlarını toplum ve kadın kurumları ile doğrudan paylaştığımız çalışmalar yürütmekteyiz. Kadının toplumsal sözleşmesi, kadına dayalı toplumsal adalet sistemi ve kadın ekonomisi üzerine yürüttüğümüz atölyelerle devrimle birlikte ortaya çıkan gelişmeleri değerlendirme, eksik kalan yanları değerlendirme imkanı bulduk.

Jineoloji fakültesi müfredatı 

Öte yandan, Cizre Kantonundaki Rojava Üniversitesinde Jineoloji fakültesi ilk dört aylık eğitim dönemini tamamlayarak ikinci döneme başladı. İlk dönemde jineolojiye giriş dersi kapsamında kadın kimliği üzerinde duruldu. Etimolojik, ontolojik ve epistemolojik olarak kadın kimliği konusunda tartışmalar yürütüldü. Dünya kadın tarihi kapsamında ilk dönemde tanrıçalar çağı, kadının erkekle mücadele süreci, bilim, felsefe ve dinde kadınların rolü tartıştığımız konular oldu. Hakikat rejimi ve yöntem dersinde pozitivist yöntemi aşabilmede yöntem zenginliği kazanma, hakikat arayışı geliştirme, bilimsel, mitolojik, dinsel ve felsefi yöntem üzerinde duruldu. Özgürlük sosyolojisi dersinde sosyolojinin tanımı, tarihsel toplumun tanımlanması ve ahlaki politik toplum konuları işlendi. Genel tarih kapsamında evrenin oluşumu, doğal toplum aşamaları işlendi. Kavram ve kuram dersinde demokrasi, ahlak, kültür, ekonomi, yönetim vb. kavramların yeniden tanımlanması yapıldı. Ayrıca haftada dört saat Kürtçe eğitim de müfredatımızda yer alan bir diğer dersti. Yıllardır eğitim dili Arapça olduğu için yaşamda Kürtçe konuşulmasına karşılık Kürtçe okuma-yazma yeterince bilinmediği fakültemizde öğrencilerin bu ihtiyacını karşılamaya çalıştık. Öğrencilerin ihtiyaç ve talepleri göz önünde bulundurularak müfredatta İngilizce ve bilgisayar dersleri de yer almakta.

Kadın biliminin topluma yansıması

P1290772Jineoloji fakültesi de yeni bir deneyimi ifade ediyor. İlk dönemin değerlendirmesini yaptığımızda gördük ki kadınlar bu bölümde kendileri olabilmede önemli bir mesafe kat etmişler. Tartışmalarımızda bunun somut örneklerini de sundular. Örneğin bazı genç kadınlar daha önce ailede ya da toplumda siyasi, tarihsel bir konu tartışılırken tartışmaların dışında kaldıklarını, söyleyecek bir sözlerinin olmadığından sessiz kaldıklarını belirttiler. Ancak jineoloji fakültesindeki eğitimin ardından artık görüş sahibi olduklarını, bunun fark edildiğini, özgüvenlerinin geliştiğini anlattılar.

Ailelerinin dahi bu değişimi fark ettiğini, ilgi alanlarının değişmesini memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdiler. Toplum içinde ortaya çıkan cinsiyetçi tutumları görebildiklerini ve tavır koyabildiklerinden bahsettiler. Anne ve büyük annelerinin bilgilerinin tarihsel arka planını yorumlama gücü kazandıklarını anlattılar. Büyük annesinin yüzündeki deq (dövme)’in yaşam ağacını temsil ettiğini, bunun mitolojik hikayesini anlattığında büyüklerinin onu ilgiyle dinlemesinden bahsetti bir genç kadın. Bir başkası bulundukları köyün adının nereden geldiğini, şehirlerindeki tarihi yerler hakkında bilgi sahibi olmak için yaptığı araştırmaların çevresinde nasıl bir etki yarattığını anlattı. Bir diğeri binlerce yıldır kullanılan tarım ve hayvancılığa dair aletlerin resimlerini, Kürtçe isimlerini topladığı bir albüm hazırlamıştı.

Sakine’lerin attığı tohumlar meyveye dönüşüyor

Neolitik devrimin zirvesi ve kurumlaşmasını ifade eden Tel-Halaf kültürü ile bunlar arasındaki bağlantıyı kurabildiklerinde çok heyecanlanmışlardı. Üstelik yıllardır burada yaşıyor olmalarına rağmen bu yerleri bilmiyor olduklarına hayıflandılar. Tüm bunlar kadınlarda arayış ortaya çıkaran örneklerden sadece bazılarıydı. Fakültede okuyan evli ve yaşça büyük kadınlar da daha farklı deneyimler yaşamıştı. Çocuklarını ve eşlerine de eğitimde öğrendiklerini paylaştıklarını anlattılar. Hatta evli olan kadınlar eşlerinin de bu eğitimlere katılması temelinde önerilerde bulundular. Öğretmen-öğrenci ilişkisini aşan yaratıcı bir pedagojik yaklaşımı da geliştirme arayışımız var. BAAS rejiminin yıllardır burada uyguladığı ezberciliğe dayalı, entelektüel birikimin oluşmasını önleyici eğitim tarzı karşısında da etkili bir mücadele yürütmek durumundayız. Diğer yandan jineoloji fakültesinin üstlendiği diğer bir önemli sorumluluk da Rojava Üniversitesi’ndeki kadın örgütlenmesini geliştirmektir. Eş başkanlık ve her alandaki eşit temsile dayalı sistemin güçlenmesinde de jineoloji fakültesi önemli bir rolün sahibidir.

Ortaya çıkan böylesi pozitif sonuçlar itibariyle; Siyasete katılan, adalet kurumlarının sorumluluğunu alan, öz savunmada yer alan, eğitimci, sağlık çalışanı kadınlar ile, kırk yıllık emekleriyle bu devrime katkı sunmuş kadınların emeklerinin kurumsallaşmasının ifadesini jineolojide bulduklarını gördük.

Kürdistan Kadın Özgürlük Hareketinin her deneyimi gibi jineoloji de teori ve deneyimin birbirini inşa ettiği bir süreç olarak gelişmekte. Kadın kurtuluş ideolojisini toplumsal alana içermeyi hedefleyen araştırmaların, projelerin geliştirilmesi hem acil bir ihtiyaç hem de ilk adımlarını Sakine Cansız’ların, Binevş Agal’lerin attığı tohumların meyveye dönüşmesi oluyor.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterEmail this to someoneDigg thisShare on RedditShare on TumblrShare on LinkedInPrint this page