8 Mart Özgürlük Yürüyüşü*

Newaya Jin

  • 18 Mart 2017

Gelin hep birlikte yürüyelim, tüm arkadaşlar…

Bugün 8 Mart üzerine yaptığımız konuşmalar kapsamlıydı. Çığır açıcı yaklaşımlardır. Halen ağır sorunlarımız var, katkılarınız peş peşe gelişmeli.

Tek başına erkekler yaşamı geliştiremez, bu tehlikelidir.

Kadın günü yaşamı geliştirme günüdür.

Gerekli olanı, her yönlü koşulları sağladık. Gerçekten hem ilkeli hem çok pratik olmalıyız, tek çaremiz daha çok çaba harcamaktır. Bu gençliğinizi biraz işlere adayın. Dikkat edilirse pek akıllı çalışan arkadaşlarımız yok. Bu gençliğiniz benim elimde olsaydı, gerçekten ne tür çalışmaları başarırdım.

Sabırlı olun özgür yaşam kolay elde edilmez. Yeniden yeniden kendinizi yoğurmakta yarar var.

Geldiğiniz yerler size bir şey vermemiş, kendinizi çok ihmal etmişsiniz.

En önemli sosyal bir mücadele, bu konuda yürüttüğümüz mücadeledir. Denilebilir ki ilk defa böyle bir yoğunlaşma fırsatı bulduk ve gerçekten sizi Zeusların elinden kurtarmaya benziyor. Bunu mutlaka idrak etmelisiniz. Yaşam buradadır, başka yerde değil.

En büyük öfkelerimiz, ülkede bu çalışmaları çok daha iyi yürütülebilecekken maalesef çok kötü kendini yere yatırmalar, bizi çok büyük öfkeye boğmuştur. Böyle ilkelce yaşamakta ısrar etmeleri bizi hak etmediğimiz geriliklerin içine sokmuştur.

Benden mutlaka gerekli olduğu kadar öğrenmeniz gerekiyor.

Bir sosyalistin en büyük özelliği yaşama gösterdiği saygıyla bağlantılıdır. Yaşama saygı, yaşamın kalitesini, yaşamın gücünü geliştirmekle ancak ispatlanabilir. Yaşamın gücünü, özgür yaşamın gücünü geliştiremeyenler tutarlı bir özgürlük savaşçısı olduğunu kanıtlayamaz. Sıradan bir yaşamı kabul edenler, çok küçük amaçlı yaşamlarla kendisini uğraştıranlar ve hastalıklı kılanlar, aslında yaşama en büyük saygısızlığı yapmış demektir. Yaşam konusunda kim ne kadar ilkeli hareket ediyorsa, gerçekten o insan çok değerlidir. Bir de buna devrimci pratiği eklersen o insanı hiçbir güç tutamaz. Bu kesin. Özgür yaşamı da onun her türlü savaşımını da gerçekleştirebilir.

Özgür kadın günü olarak değil, özgür kadın günleri olarak da bu süreci değerlendirebiliriz. Yalnız bir 8 Mart günü değil hemen hemen her günün 8 Mart günü haline getirilmesi çok önemlidir. Biz bunu gerçekleştiriyoruz, yapmaya çalışıyoruz ama tabii kendinizden bir şeyler katmanız da çok önemli.

Gençsiniz, zincirleriniz oldukça parçalanmış, bir daha kendinizi tutsak etmeyin!

Ve tabii siyasi olmayı istiyorsanız, siyaset bir terbiye sorunudur. Siyaset sonuçta en iyi konuşma sanatını gerektirir, tabii bir de sağlam bir mantık yapısını gerekli kılar. Kendinizi yetiştirmek için bu konuda deneme yapın. Çok çocukça, çok geri, kendinizi dile getiremeyecek kadar karmakarışık bir durum arz ediyorsunuz.

Mutlaka bol bol deneme yapın, tartışma denemeleri, iyi bir hitap yapma denemesi, sorunları en iyi koyma denemesi. Devrimi bunlar geliştirir.

Burada öğrenin işte, bu Akademi gerçekten çok değerli bir yer. Burada öğrenilir, hiçbir yerde olmadığınız kadar kafanız burada bağımsız. Ve bu bağımsız kafayla kendinizi yeniden yeniden keşfedebilir, bulabilir, yaratabilirsiniz. Bu size gerekli, başka her şey sizin başınıza beladır.

Yaşamı kurtarma savaşı veriyorsunuz.

Devam edelim şimdi, yürüyelim.

Çiçeklere basmayın!

Yan yana yürüyelim.

Gerçekten bu okulumuz da tarihe geçti. Burada sürekli koşun, tartışın. Gönül isterdi ki ülkede böyle yaşayabilesiniz.

Gerçekten müthiş bir bahar geliyor değil mi? Baharları yakalamak kadar mutluluk veren bir şey olamaz. Maalesef, sanırım dünyalarınız biraz harap olmuş.

* * *

Neden ülkede hep böyle yürüyüşler düzenlemiyorsunuz? İçerik olarak özgürlük yürüyüşü. Fiziki yürüyüşlerden bahsetmiyoruz. Moral yürüyüşü. Özgürlük değeri yüksek yürüyüşler…

Çok hata yapılıyor. Çok öfkeleniyorum. İnsan özgürlüğe kıyar mı? Dünya omzumda ama bak halen bütün yürüyüşlerim özgürlük yürüyüşleridir. Halbuki benden daha yorgunu, benden daha nefes nefese yürüyeni yoktur.

Son tahlilde insan, ideolojik güçle özgürdür. Ne yapıp yapıp militan kadınlar olmalısınız. Bir militan kadın bir tabura bedeldir, unutmayın.

Aileler size bir şey vermemiş, sizi perişan etmişler. Sizin o fiziğiniz burada biraz gelişti. Sevgi imkanı yaratmayı kesinlikle küçümsememeliyiz, ben bunları açmadım ama ilerde açarım.

Sevgiyi yaratmamız bile başlı başına büyük bir eylem.

Bizim toplumda sevgi öldürülmüştür. Bütün bu konularda anlayışlı davranın. Basit heveslerinizi sevgiyle karıştırmayın,

Yaratılıyor!

Yaratılıyor!

Ve hem biraz sabırlı hem de anlayışlı olun!

Bir de öncü olduğunuzu unutmayın!

Öncü oluğunuzu unutmayın! Hiç kolay elde edilmiyor.

Devam edelim yürüyüşümüze…

Erkekler adeta ezildiler. Biraz daha böyle yaparsam adamlar şaşar kalır. “Nedir bu?” diyecekler. “Kadın, madın” diyorlar. Bu doğru dürüst bir yürüyüş, onların edepli bir şeyleri bile yok.

Hızlı yürüyelim haydi…

1987 yılında ben böyle bir yürüyüş yapmıştım. Var mı hiç kimse o zamandan kalma? O yürüyüş çok anlamlı bir yürüyüştü. Ama o ilkti.

Ne kadar heyecanlı değil mi? Benim bıkmadığım bir çalışma bu özgürlük yürüyüşü! Bitmeyen bir yürüyüş de denilebilir.

Bundan sonra da devam edeceğiz.

Daha da devam edecek, bu küçük bir başlangıç…

(Kürt Halk Önderi A.Öcalan’ın 8 Mart 1998 günü kadınlarla yaptığı ‘Özgürlük Yürüyüşü’ diyaloglarıdır.)

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterEmail this to someoneDigg thisShare on RedditShare on TumblrShare on LinkedInPrint this page